Burçlar Saçmalığı

Burç yorumları, burç günlük, burç uyumu, burçlar ve özellikleri, burç tarihleri, burç yorumu, burç uyumları, burçlar, saçmalık, doğum haritası, duygusal, psikopat, dengesiz, self fulfilling prophecy, yükselen burç, alçalan burç, güneş burcu, ay burcu, burç lobisi, burç lobileri, kişilik testi, kişilik testleri, kişilik testi yap, Myers Briggs, Hexaco PR, Tai Lopez, Matrix, matrix izle, matrix 1 Türkçe dublaj full hd izle, Know Thyself

728xauto.jpg

Anlam veremediğim saçmalıklardan biri burçlar saçmalığı. Hatırı sayılır oranda insan buna inanıyor ve zamanını burç yorumu okuyarak, burca göre eş, arkadaş seçerek, doğum haritası okuyarak ve benim bilmediğim daha yüzlerce saçmalığa kafa yorarak geçiriyor. Şimdi bu yazıda bu saçmalığın neden bir saçmalık olduğunu anlatacağım.

1. Burçlarda anlatılan karakter özellikleri genel geçer karakter özellikleridir. Örneğin ” x burcu duygusaldır, y burcu dengesizdir, z burcu psikopattır” dediğimizde genel geçer kişilik özellikleri sayılıyor. Her insanda az da olsa duygusallık, dengesizlik, psikopatlık olabilir. Bakın bunu test etmek için şöyle bir şey yapabilirsiniz. Gidin bir insanın burcunu sorun ve ona burcunun karakter özelliğini okuyacağınızı söyleyin ve başka bir burcunkini okuyun. Yüzde 90 yiyecektir.

2. Self fulfilling prophecy( vallahi Türkçesini bilmiyorum. Bilenler beni aydınlatsın):

Bir insana hayatı boyunca herkes sen balık burcusun sen duygusalsın derse o insan sonunda duygusal olduğuna inanabilir. Duygusal olmasa bile duygusal olduğuna inanabilir veya duygusal olduğuna inandığı için sonunda duygusal bir insana da dönüşebilir. Belki de bazı insanların burçlara inanmasının “ama tam da beni anlatıyor yeaaa” demesinin sebebi budur.

3. Yükselen burçlar, alçalan burçlar, dönen burçlar, takla atan burçlar, güneş burcu, ay burcu, Mars burcu, Jüpiter burcu, Plüton burcu (bir de bizim Burcu var) o kadar çok çeşit burç var ki birine uymazsan “aaa senin yükselenin bu bak ona uyuyorsun” falan diyebiliyor burç lobileri.

Sonuç olarak bence saçmalığın daniskası ama tabii ki inanmak isteyeni tutmam. İsteyen inansın.

Burçlara inanmak yerine ne yapabilirsiniz onu söyleyeyim şimdi de. İnanmayacak bazılarınız ama kişilik testi denen bir şey var. Benim önerdiğim bazı kişilik testleri şunlar (hepsi İngilizce, Türkçelerini bulabilirseniz o şekilde de çözebilirsiniz):

1. Myers Briggs Personality Test

Bu teste şu linkten ulaşabilirsiniz. Sitede kendi kişiliğinizle ilgili detaylı bilgi bulabilirsiniz.

2. Hexaco PR

Bu teste şu linkten ulaşabilirsiniz.

3. Tai Lopez’in kişilik testi

Bu teste de şu linkten ulaşabilirsiniz. Tai Lopez bana şahsen para vermedi ama bunu çözmenizi öneririm. Testin sonunda e-posta adresinizi alıp size e-postalar gönderip bir şeyler satmaya çalışacak ama isteyen e-posta aboneliğinden kolayca çıkabiliyor.

Sonuçta bu testlerin kişiliğinizi tanımlama konusunda burçlardan çok daha etkili olacağını iddia ediyorum. İnsanın kendisini tanıması önemlidir. Matrix filmindeki o ünlü duvar yazısını hatırlatarak yazıyı bitiriyorum.

Know Thyself!

Reklamlar

SEO’yu Abartmak

SEO’yu Abartmak

untitled

SEO’yu abartmak konulu bu yazımda SEO’nun nasıl abartıldığını anlatacağım.

SE0 nasıl abartılır öğrenmek istiyorsanız SEO’yu abartmak konulu bu yazıyı okumaya devam edin.

Şimdi size SEO nasıl abartılır anlatayım. SEO’yu abartmanın birçok yöntemi vardır. Evet hala saçmalayarak SEO’yu abartmaya devam ediyorum fark ettiğiniz gibi. Umarım SEO nasıl abartılır anlamışsınızdır.

Not: Bu post muhtemelen şu ana kadar bu sitede paylaştığım gelmiş geçmiş bütün blog postların hepsinin toplamından daha fazla view alacak, çünkü SEO’yu abarttım. Evet hala SEO’yu abartmaya devam ediyorum gördüğünüz gibi. Ama bu yazının amacı da zaten SEO’yu abartarak SEO’nun nasıl abartıldığını göstermekti. Bana gelecek bütün hate mailleri hayal edebiliyorum şu an.

Not 2: Bu yazı tamamen ironi amaçlıdır.

 

 

Bitcoin Saadet Zinciri Midir Değil Midir?

Bitcoin saadet zinciri midir değil midir sorusuna cevap vermek için önce saadet zincirinin tanımını yapmamız lazım. Hadi yapalım. Saadet zinciri sistemi başında bir kişi bulunan ve bu kişinin yatırımcılara yüksek faziler ve getiriler vaat ettiği ve parasını çekmek isteyen kişilerin parasının yeni gelen yatırımcıların yatırdığı parayla ödendiği bir kısır döngüdür. Bu sistemin patlamadan ilerleyebilmesi için sisteme giren paranın çıkan paradan fazla olması gerekir, yani parasını çekmek isteyenlerin az olup da para yatıran yeni yatırımcıların sürekli arttığı bir ortamda sistem çökmeden devam edecektir. Eğer büyük bir kitle aynı anda parasını çekmeye kalkar ve para yatıracak yeni yatırımcı da bulunamayacak hale gelirse sistem çökecektir. Bunu matematiksel bir dille anlatan video bu linktedir.

Şimdi gelelim bitcoinin ne olduğuna. Bitcoin herhangi bir merkez bankasına bağlı olmayan, üretimi önceden belirlenmiş bir bilgisayar algoritmasına göre gerçekleşen ve değeri serbest piyasadaki talebe göre belirlenen bir para birimidir. Toplam bitcoin miktarı hiçbir zaman 21 milyonu geçmeyecektir. Bitcoin üretmek için bilgisayar gücü gereklidir ve bu bilgisayar gücünün getirdiği bir elektrik tüketimi ve buna bağlı bir maliyet vardır. Bitcoin üretimi için gereken bilgisayar gücü her geçen gün artmaktadır ve artmaya devam edecektir ve bu da teoride bitcoinin maliyetinin artacağını dolayısıyla değerinin de uzun vadede artmaya devam etmesi gerektiğini gösterir. Bu kimilerine göre bitcoinin en büyük avantajı olarak görüldüğü gibi kimilerine göre de en büyük dezavantajıdır zira değeri teoride sürekli artacak olan bir para birimini kimse harcamak istemez, bu da para olarak kullanılmasına engeldir. Değer depolamak için ise görünürde iyi bir seçim gibi görünebilir. Her neyse, bitcoin ile ilgili detayları tek bir paragrafta anlatmak mümkün değildir. Bununla ilgili daha detaylı yazılar da yazacağım.

Şimdi konumuza dönelim. Saadet zincirinin tanımında olduğu gibi bitcoinin başında parayı alıp Uruguay’a kaçan herhangi bir insan yoktur. Bitcoin tamamen merkezsizdir. Bu açıdan baktığımız zaman bitcoin bir saadet zinciri değildir diyebiliriz. Ayrıca bitcoinin teoride uzun vadede değerinin artacağını beklesek de gerçekte böyle bir garanti yoktur. Dolayısıyla, bitcoin alan hiç kimseye yatırdığı paranın değerinin artacağı garantisi verilmez, artabileceği gibi azalabilir de. Bu açıdan baktığımızda bitcoini bir saadet zincirinden çok bir hisse senedine benzetebiliriz. Değeri piyasadaki dalgalanmalara bağlı olarak artabileceği gibi azalabilir de.

Tabii ki bitcoin ile hisse senedi arasında da çok temel ve önemli farklılıklar vardır. Bir hisse senedi gerçekte var olan bir şirketin hissesini temsil eder ve şirketin karından pay alınmasına sebep olur. Bunun benzerini yapan başka kripto para birimleri olmakla birlikte bitcoinde böyle kardan pay almak gibi bir durum yoktur.

Bitcoini benzetebileceğimiz en iyi şey altındır. Bitcoini sanal altın olarak görebiliriz. Para birimi olarak ne kadar başarılı olduğu tartışmaya açık olsa da bir değer depolama aracı olarak kullanılabilir.

Bitcoin saadet zinciri midir sorusuna güvenle hayır cevabı verebiliriz lakin bitcoin ve diğer kripto para birimlerini araç olarak kullanan saadet zinciri oluşumları geçmişte olmuştur ve olmaya deva edecektir. Bunlara en iyi örnek olarak çakma bitcoin madencilik şirketleri gösterilebilir. Bu şirketler yatırımcıdan belli bir para alıp o parayla onun yerine madencilik yapıp kripto para üretmeyi ve yatırımcıya ödemeyi vaat eder. Gerçekte herhangi bir madencilik ekipmanları olmayan ve yatırımcıların parasını yeni gelen yatırımcılardan aldığı parayla ödeyen sistemler olmuştur. Bununla birlikte saadet zinciri olmadığından emin olduğumuz birçok madencilik firması da vardır. Yine de her zaman dikkatli olmakta fayda var.

Kripto paralarla ve madencilik şirketleriyle ilgili daha detaylı yazılarım gelecek. Beni takip edin.

Film İzleyerek Yabancı Dil Öğrenmek

Sadece gramer öğrenerek ve kelime ezberleyerek dil öğrenilmeyeceğini hepiniz fark etmişsinizdir. Dil öğrenmenin önemli bir bölümü o dili gerçek hayatta kullanılırken duymaktan geçer. Öğrenmek istenilen dilin konuşulduğu bir ülkede uzun bir süre yaşamak bir çözüm olmakla birlikte herkes için pratik veya uygun bir çözüm değildir. Bu yazıda benim şahsen İngilizce öğrenmeme yardımcı olan film izleyerek öğrenme yönteminden bahsedeceğim. Bu yöntem dil öğrenmeyi oldukça kolaylaştıran bir yöntem olmakla birlikte yine de çoğu zaman kendi başına yeterli değildir. Gramer öğrenmeniz yine gerekecek. Şimdi aşağıda adım adım yapacağınız şeyleri söyleyeyim.,

1.      Sevdiğiniz, defalarca kez izleseniz bile sıkılmayacağınız bir film seçiyorsunuz. Ben şahsen Yüzüklerin Efendisi ve Matrix gibi sıkılmadan 10 defa arka arkaya aralıksız seyredebileceğim filmleri seçtim (Yüzüklerin Efendisi 10 defa arka arkaya 100 saate falan denk geliyor. Aralıksız mümkün değil. Çaktırmayın).

2.      Filmi İngilizce altyazıyla seyrediyorsunuz ve bilmediğiniz bütün kelimeleri filmi durdurarak not ediyorsunuz ve anlamlarını öğreniyorsunuz (Seviyenize ve filme de bağlı olmakla birlikte bir filmden 500 civarında yeni kelime öğrenebilirsiniz).

3.      Filmi bir kere daha İngilizce altyazıyla izliyorsunuz ve anlamlarını unuttuğunuz kelimelerin anlamlarına tekrar bakıyorsunuz.

4.      Birkaç kere daha İngilizce altyazıyla izleyin ve altyazılardaki her şeyi anladığınızdan emin olun.

5.      Birkaç defa altyazısız izleyin. Altyazı olmadan bile konuşulanları anladığınızı göreceksiniz.

6.      Yeni bir film bulun ve bu adımları tekrar edin.

Bu yöntemle 10-15 tane film izledikten sonra kelime dağarcığınızın ve dinleme becerinizin geliştiğini fark edeceksiniz. En önemlisi, bu şekilde öğrendiğiniz kelimelerin sadece anlamlarını ezberlemiş olmayacaksınız, gerçek hayatta o kelimenin nasıl kullanıldığını öğreneceksiniz.

Bu yöntemi uygulamak için eskiden orijinal bir film DVD’si almak veya filmi internetten indirip, uygun altyazıyı bulup senkronize etmek (çoğu zaman kaymalar olurdu) gerekiyordu. Almancayı iyi bir şekilde öğrenemememin bir sebebi de Almanca bir filme Almanca altyazı bulamamamdı. Şimdi artık her şey daha kolay. Netflix’e girip bir film seçip altyazılı seyredebilirsiniz. İngilizce birçok içerik olduğu gibi diğer dillerde de içerik bulabilirsiniz. Mesela La Casa De Papel seyrederek İspanyolca öğrenmek mümkün.

Bir sonraki blog yazımda görüşmek üzere.